Geçen ay Balıkesir Sanayi Odası Bandırma’da Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’un katılımlarıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıda Bandırma’da yapılması düşünülen sanayi yatırımları ve bu yatırımların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılacaklar konuşuldu. 

Biz de bu toplantıya bir yanıt olmak üzere Erdek Körfezi Dayanışma Platformu olarak “Güney Marmara’da Nasıl bir gelecek?” başlıklı bir forum düzenledik. Aslında ilk duyurumuz “Sanayi, Çevre ve İnsan – Dilovası Örneği” başlıklı Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Onur Hamzaoğlu’nun katılacağı bir konferanstı. Ancak sayın Hamzaoğlu, Ankara’daki patlama sırasında Türk Tabipleri Birliği kortejinde yer aldığı ve olaya müdahale ettiği için, konferansa uygun duygu durumunda olmadığını belirtmiş, bizden erteleme istemişti. Biz de konferans yerine süreci değerlendirmek üzere bir forum düzenlemeyi uygun bulduk.  
Bu nedenle biraz aceleye gelen ve şiddetli yağmurun etkisiyle da fazla katılım sağlanamayan forumda, sözde iptal edilen ancak sanayi bakanlığında dosyaları bulunan sanayileşme yatırımlarının boyutu, muhatapların kimler olduğu ve tehlikenin büyüklüğü konusunda bildiklerimizi paylaştık. Forumda söz alan Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, kendilerine ulaşan yatırım taleplerinin olduğunu, bunların ayrıntılarını yatırımcılardan talep ettiklerini, Erdek körfezine büyük bir liman yapılmasının düşünüldüğünü, Büyükşehir belediyesinin bu limanın iki belediyenin ortaklığında işletilmesi için teklifte bulunduklarını ve dünya çapında örneklerin görülmesi için de Hollanda’nın Rotterdam limanına gezi düzenleneceğini ifade etti.
Bunun üzerine söz alarak, Bandırma’nın bu sanayileşme yatırımları hakkında mücadele edip etmeyeceğine karar vermesi gerektiğini, Bandırma’yı yaşanmaz hale getirecek bu yatırımlara karşı verilen mücadelenin bir parçası olmayanların Bandırmalılıktan bahsedemeyeceğini, bu mücadelenin merkezinin Bandırma olması gerektiğini, uygulamaya geçmeyen yatırımların durdurulmasının her zaman mümkün olduğunu, Bandırma’nın geleceğine sahip çıkması gerektiğini aksi takdirde Bandırma’nın Bandırmalıların kenti olarak kalamayacağını, bu yatırımcıların Bandırma’nın her şeyini kendi çıkarlarına göre belirleyeceğini buna Bandırma Belediyesinin de dahil olduğunu ifade ettim.
Anlaşılıyor ki, ağır metalciler doğrudan harekete geçmiş. Erdek körfezinde stiren petrokimya kompleksi endüstri bölgesi ve bu bölge için büyük bir liman kurmak isteyen kimyacılar ise, Rotterdam üzerinden Bandırma’ya inmek istiyorlar. 
O zaman biz de Rotterdam üzerinden meydan okumamızı yapalım. Siz bu kenti Rotterdam’a mı benzetmek istiyorsunuz? Bizi biraz aydınlatın o zaman!
Kim yaşar bu Rotterdam’da? Rotterdamlılar mı, yoksa 777 milletten insan mı? 45 bin kent içinde, 130 bin çevresinde olmak üzere Türkiye’den gelenler şöyle dursun, Surinamlısı, Faslısı, uzak doğulusu, Pakistanlısı, Afrikalısı, dünyanın 155 farklı ülkesinden on binlerce insan, uyuşturucu ve fuhuşun serbest olduğu, Hollanda’nın suç, pahalılık ve işsizlik oranı en yüksek olan bu şehrinde ne iş yaparlar örneğin? 
Bandırma’ya da bunlar mı gelecek? Yoksa kim? Nereden? Rotterdam’da olduğu gibi Türkler arasındaki ahlaki çöküntüyü durdurmak için, devlet Bandırma’da da mı aşırı dindarlığa sarılacak? Rotterdam’ın işçi partisi din üzerinden siyaset yapan milletvekillerini partiden ihraç etti, Bandırma’da dindar olmayanlar mı ihraç edilecek?
İçme suyu nereden gelir Rotterdam’ın? Kullanma suyu nereden? Rotterdam büyüklüğündeki bir Bandırma’nın içme ve kullanma suyu ne olacak? Asit yağacak coğrafyanın suyunu mu içecek?
Rotterdam’da kabul edilemez yoğunluğa ulaşan toprak ve yer altı suyundaki kirliliğinin kaynağını tespit edebilmişler midir? Liman idaresinin kuralları, Avrupa Birliği kurallarını karşılayabilmiş midir? Yıllık 125 milyon avroyu bulan temizleme maliyetlerini karşılayacak bir muhatap bulabilmişler midir? Bandırma’nın mevcut çevre kirliliği tespit edilmemiş iken, yenilerinin kirliliklerini nasıl tespit edeceğiz? Mevcut kirlilikleri temizlemeyi bırak tespit etmeyen bir irade, yeni oluşacakları umursar mı?
Rotterdam yakınlarında en büyük deprem ne zaman ve ne büyüklükte olmuştur? Rotterdama en yakın fay hattı kaç kilometre ötededir? Bandırma’da Edincik fay hattına ve devrinin en büyük iki limanına birden sahip iken, depremle üç kez yok olmuş bir kentin dibine böyle tehlikeli bir sanayi ve liman inşa edilir mi? Siz aklınızı Hollanda peynir ekmeği ile mi yediniz?
Rotterdam limanını kim yönetiyor? Belediye mi? Hollanda devleti mi? Avrupa Birliği mi? Yoksa şirketler mi? Bandırma limanının özelleştirilmesine engel olamayanlar, uluslar arası nitelikte olacak bu limanın yönetiminde söz sahibi olabilir mi? Başlangıçta olsa da daha sonra kalabilir mi? Siz de hükümet gibi “kandırıldık” mı diyeceksiniz? 
Bizce olacakları görmek için Rotterdam’a kadar gitmeye gerek yok. En iyisi yol üzerinde Dilovası’nda inmek ve gerçeği, yalnızca gerçeği görmektir. Bu gerçek; yoksulluk, işsizlik, şiddet, korku, kölelik, aşırı dindarlık, kanser, bronşit ve ölümdür. Bu gerçek, Erdek Körfezine göz koyanların, daha önce İzmit körfezini yok ettikleridir. 
Tercihin nedir Bandırma Halkı? Şehrini yaşanmaz hale getirecekler! Boyun mu eğeceksin? Bandırma’yı terk mi edeceksin? Yoksa yaşamın ve geleceğin için mücadele mi edeceksin? 
Karar ver!