Akademik Odalar Birliği önümüzdeki hafta Balıkesir’de ikinci Kent Sempozyumunu düzenliyor ve bu sempozyum öncesinde de 14 Kasım Cumartesi günü Bandırma’da “Hızlı büyüyen kentlerin sorunları” başlıklı bir hazırlık toplantısı gerçekleştirildi. 

Akademik sunumlar olarak, sanayileşmenin kökleri, kentleşme ile ilişkisi, ortaya çıkan sorunlar ve modern çağın çözümleri aktarıldı. Genel olarak baktığınızda, sanayileşmenin iyi yanları ve kötü yanları da olabileceği, konunun kamuoyunda tartışılması gerektiği dile getirildi. 

Sanayi konusunda bir tartışma yapabilmek için ortada tarafların olması gerekir. Yaklaşık bir yıldır Erdek Körfezi Dayanışma Platformu olarak çalışmalar yürütüyoruz ve yaklaşık altı aydan beri de bölgedeki sanayileşme girişimlerinin muhatapları olarak Chemport Kimya Sanayicileri Derneği ve Marmara Ana Metal Sanayicileri Derneği’ni dile getiriyoruz.  Bu derneklerden ya da dernekte örgütlü şirketlerden hiç birisinin bu konuda kamuoyuna dönük herhangi bir açıklamasını duymadık, görmedik. 

Ancak Bandırma Belediye başkanımız, Marmara Ana Metal Sanayicilerinin kendilerine yönelik başvurusu olduğunu bu toplantıda da duyurdu. Ayrıca Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanının Rotterdam limanına gezi düzenleyerek kimya sanayicilerinin girişimlerini seslendirdiği açıktır. 

Dolayısıyla Bandırma’da yapılacak sanayi yatırımları konusunda sanayiciler tarafından açılan bir tartışma yoktur, bir dayatma vardır. Bu dayatma Hükümet ve büyükşehir eliyle yapılmaktadır. Erdek Körfezi Dayanışma Platformu da bu dayatmaya karşı mücadele etmektedir. Bu yüzden de “Sanayiniz Batsın!” demiştir. Bugün önemli olan bu mücadeleyi yükseltmektir. 

Toplantıda bu çerçevede yaptığım konuşmayı, toplantıyı düzenleyenler şaka yollu da olsa “korsan bildiri” sunmak olarak tanımladılar. Oysa ki, kendileri ile telefonla da olsa görüşmüşlüğümüz var. Etkinliklerimize davet etmişliğimiz var. Sosyal medyadan takip edilmişliğimiz var. Bandırma’da düzenlenen bu toplantıda bize kürsü vermemek, hadi ondan geçtim toplantıdan haberdar etmemek onların tercihidir. Böyle oldu diye ne kırılacak, ne de sözümüzü esirgeyecek durumdayız. 

Bu mücadeleye katılıp katılmamak, destek olup olmamak, elbette bir tercih sorunudur. 

Erdek Körfezi Dayanışma Platformu olarak, Nisan ayında hazırladığımız raporu Erdek ve Bandırma Belediyeleriyle, bölge milletvekili adayları ile paylaştık. İnternet ağında yayınladık. 

Şirketlerin kurduğu derneklerin başvuruları bakanlıkta duruyor. Bir tanesi Bandırma Belediyesine iletilmiş durumda. Milletvekillerimiz ve belediyelerimiz inceleyip bizlere ve kamuoyuna görüşlerini bildirebilirler. Varsa olumlu gördükleri bir yön biz de bilelim. Yoksa eğer, toplumsal sorumluluklarının gereği olarak durumu kamuoyuna açık açık anlatmalıdırlar. Mücadele ancak konuyla ilgili bilgiyi paylaşarak büyür, sanayileşmenin tarihini anlatarak değil. 

Sürecin başında söylediklerimizin arkasındayız. Şirketler bu işten vazgeçmedikçe, bizler de mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz! Topraklarımızı terk etmeyeceğiz! Pazarlık etmeyeceğiz! 

Tartışma yok, dayatmaya karşı mücadele var!