Üçüncü hafta olacak, yine limanı yazacağım.

Adını henüz bilmiyoruz. Muhtemelen Türk büyüklerinden birinin ismini koyarlar. Ağır sanayi hamlesini savunan Necmettin Erbakan bile olabilir. Saadet’e de bir gol olur.

Çünkü büyük bir liman. Çok büyük!

Öyle büyük ki, yapılacağı Erdek körfezinin tamamını kaplayacak. İstenen dip derinliklerine erişebilmek için, Edincik altından Musakça köyüne kadar bütün sahil kesimi 10 metre derinliğe kadar doldurulacak, bu noktadan sonra denize doğru en az üç tane, en az üç kilometreye beş kilometrelik dikdörtgen şeklinde dolgu iskeleler yapılacak.

Yükler bu büyük dolgu alanına indirilecek. 48 milyon metrekarelik sanayinin limanı için, Erdek körfezinde 48 milyon metrekarelik denizalanı işgal edilecek.

Limanı kullanacak gemilerin büyüklüğü devasa. Ortalama 300 metrelik gemiler. Karada kurulacak ağır metal, makine ve kimya sanayisi için kömür getirecekler, demir cevheri getirecekler, petrol getirecekler, konteynır getirecekler, götürecekler. 

“Doktor fazla salladın, nereden biliyorsun?” diyorlar. İnanmıyorsanız Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur’a sorun.  Dürüst bir insan, yalan konuşacağını sanmıyorum. Sadece zamanından önce konuşmuyor. Artık iktidar sağlamlaştığına göre zamanıdır, açık açık anlatabilir. Rotterdam gezisi ısrarını niye yapsın?

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, bahsi geçen sahilin tam ortasında 20 dönümlük hazine arazisini satın almak için harekete geçti. Ulaşım dairesinde deniz ulaşımı için bir birim kurdu. Dolayısıyla limanın işletmesini de kendisi kurmak istiyor. Nitekim satın alınması talep edilen alan, limanın ancak idare binasına yeter ve öyle de olacaktır.

Büyükşehir, limanın işletmesini Bandırma belediyesi ile ortak yürütmeyi teklif etmiş. Ancak bu büyüklükteki limanların idaresinin yerel yönetimlere bırakıldığı pek görülmemiş bir durum. Nitekim örnek gösterilen Rotterdam’da da, yerel yönetimden bağımsız bir liman işletmesi söz konusu. Hollanda hükümeti ve AB bile diş geçiremiyor.

Kaldı ki, hali hazırda işletilen Bandırma limanının da özel bir şirkete satıldığını ve yerel belediyenin liman getirilen Angus gemilerine engel olamadığını da unutmamak gerekir. Aynı şekilde yeni liman yapılsa dahi, Angus gemilerinin mevcut limana gelmesini engelleyecek bir düzenleme de yoktur. Bandırma limanı, Erdek körfezinde kurulması düşünülen limanın alternatifi ya da gerekçesi değildir. Hizmet ettikleri sanayi ve ticaret kuruluşları farklıdır. Bırakırsanız aynı şekilde çalışmaya devam edecektir. Bırakmayacaksanız, şimdi bırakmayın.

Keza, Bagfaş, Sülfirik Asit fabrikası ve bizzat Bandırma halkının, Bandırma körfezini şu anda kirletmesine de engel olunamamaktadır ki, gelecekte engel olunmasına dair bir ışık da henüz görünmemektedir.

Kısaca Erdek körfezinde bir limana kapıyı açmak, karada kurulacak devasa sanayiye kapıyı açmak demektir. O liman olmadan kimse oraya o büyüklükte sanayi kurmak için adım atmaz. Bu yüzden beklemedeler, bu yüzden arazileri kamulaştırarak sanayi kurmak niyetindeler. Bu yüzden yukarılarda tanıdığı olan tüm kişi ve şirketler, aç kurtlar gibi arazilerin üzerine saldırmaktalar, arazisi olan şirketlerle çatışmaktalar.

Adını sanını duymadığımız bir şirket, Türkiye’nin en büyük termik santralini ithal kömürle işletmek üzere, Şirinçavuş köyünün 500 metre ötesine köylünün arazilerine kamulaştırma talebiyle çökmüş durumda. Soma-Yırca köyündeki gibi binlerce ağaçlık zeytinliklerin üzerine termik gölgesi düşmüş.  10 Aralık’ta ÇED toplantısı yapılacak. Arazilerinin bir bölümünü sanayicilere satmış, diğer bölümünü de yine yüksek fiyatla sanayicilere satmayı düşünen köylüler şaşkın. Araziye komşu Akdeniz kimya, durun ne oluyor diyor.

Şaşırılacak bir şey yok aslında, o sanayi kol kuvveti ile çalışacak değildi. Bölgede sadece Sabancılara enerji santrali yaptırılacak da değildi.

Köylüler ve Bandırma Belediyesi, termik santrale karşı, ancak limana ve sanayiye karşı değiller. Hala aradaki bağlantıyı, birbirine mahkumluğu görememiş durumdalar. Biz yine de anlatmaya devam edeceğiz.

Peki ya Erdek? Bu limandan en çok etkilenecek Erdek?

Hiç sormayın.

Yıkılan çay bahçelerinin derdine düşmüş Erdek!

Sadece acıyın, çünkü acınacak halde.