Post

Siyaset ve Komplolar

Türkiye siyasi atmosferini meşgul eden en büyük konulardan birisi de komplo kurmak ve bu komployu herkese inandırmaya çalışmaktır.
Nihayetinde insanları sarsan bir olay yaşandığında bu olayı akıl ile ele almak yerine efsaneler anlatmak veya çeşitli spekülasyonlar yapmak daha tercih edilir gibi görünüyor.
Bunun sebepleri çok çeşitli olmakla birlikte ben konunun sosyal medya tarafını ele almak istiyorum.

Somut durumun somut tahlilini yapalım.
Hepimizin bildiği gibi Ekrem İmamoğlu'na siyasi yasak getirmek ve İBB sermayesini kendi lehine kullanmak isteyen bir siyasi otoriteyle karşı karşıyayız.
Siyasi iktidar; EYT’yi, asgari ücreti, emekli maaşlarını siyasi otoritesinin devamını sağlamak için çözmek istiyor.
Ama bunu yapabilmek için yeteri kadar sermaye bulunabilmiş değil.
Akkuyu Santrali hadisesi, yeni özelleştirmeler, Kanal İstanbul meselesi, HDP belediyelerine atanan kayyumlar ve ‘yurtta savaş cihanda barış’ politikaları bile yine de yukarıda saydığımız sorunları çözmek için yeteri kadar sermayenin devlet kasasında birikmesine yol açmamıştır.

Son kertede çözüm olarak cepte beklenen İmamoğlu yerine bir kayyum atamak ve belediyenin tüm imkanlarını seçimler için seferber etme kozu oynanmaya başlanmıştır.
Yine de azımsanmayacak kadar bir topluluk bu süreci böyle okumak istemiyor.
Kimisine göre Ekrem İmamoğlu ve Recep Tayyip Erdoğan arasında bir anlaşma sağlanmış ve Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı olması için mağdur edilmesi bilinçli bir şekilde tertip edilmiş.
Sebep nedir peki?
Erdoğan ve şürekası ile sadece helalleşmek, hesaplaşmamak.

Kimisine göre de Mansur Yavaş ile Erdoğan arasında bir anlaşma sağlanmış ve Ekrem İmamoğlu saf dışı bırakılıp geriye sadece Mansur Yavaş seçeneği bırakılmak istenmiştir.

Bunlara inanmak istiyorsanız inanabilirsiniz.
Ama bu komplo teorileri tamamen yanlıştır.
Erdoğan'ın yenilmez bir oyun kurucusu olduğunu ve her şeyde bir parmağı olduğunu düşünmek gizliden gizliye Erdoğan'a duyulan hayranlığın bir ifadesidir.
Açık açık ifade edelim. Siyasi düzlem böyle işlemez. Ayrıca farkındaysanız bu komploları ortaya saçanların tutarsızlığı bunlarla da sınırlı değildir. 
Kafasına pisleyen kuşa bile "kesin göçmen kuştur" diye bir absürtlüklerle yaklaşan figürlerin mantıklı açıklamalar yapmalarını beklemek mantıksızdır.

Biliyorum, komplolar büyük anlatılara konu oldukları için daha ilgi çekici olabilirler.
Ama gerçek sıkıcı olsa da nihayetinde gerçektir. Şöyle bir şey hatırlıyorum; dünyada olan biten her şeyin arkasında ABD'nin olduğunu düşünmek komplodur evet ama ABD'liler hiç bir zaman bunun komplo olduğunu söylemezler.
Nedeni, en sonunda ortaya saçılan bir komplo dahi olsa ABD'nin güçlü devlet olduğu fikrini pekiştirdiği için kimse de yalanlamaya kalkışmıyor.

Komploculara kalsa İsa'nın çarmıha gerilmesinde bile Erdoğan'ın parmağı vardır. 
Bir siyasi program ve bu siyasi programı pratikte destekleyecek adımlar atılsa Erdoğan'ın ne kadar güçsüz ve çaresiz olduğu ortaya çıkacak ama bu nedense tercih edilmiyor.

Fakat bizler Erdoğan'ın güçsüz ve çaresiz olduğunu biliyoruz. Zaten bundandır sağa sola durmadan çamur atması.
Bizler Erdoğan'ı kızdırmak, gücendirmek ya da siyasi oyunlar oynamak istemiyoruz.
Onu ve şürekasını iktidardan gönderip yerine işçi emekçi hükümetini kurmak istiyoruz.
Komploları, siyasi oyunları, derin devlet saçmalıklarını ayakkabı kutularına sıkıştıracak ve şunu söyleyeceğiz; HEPİNİZİ GÖNDERECEĞİZ!

Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.

İlgili Yazılar

Post

İnsanın İnsan Arayışı

Post

Baba, Oğul ve Yeni Barış

Post

Siyaset ve Komplolar

Post

Siyaset Üstü Siyasetin Aleyhine

Post

İndirim Var

Post

Adım Başı Trampet

Post

Sağdan Sola Bilinç Aktarımı

Post

Sağdan Sola Bilinç Aktarımı (2)

Post

İngiltere’de Seçimsizlik

Post

Ülkenin Sorunlarını Paranteze Almak

Post

AKP Sonrası Senaryolar