Post

Madenciler İşaret Verdi

Madenciler İşaret Verdi

Gümbür gümbür Ankara'ya yürüdü Doruk maden işçisi. Hak ettiğini de gümbür gümbür aldı.

Gösterdi ki cümle aleme; işçi sınıfı büyük harfle Tarih'e veda etmiş değil. Gerçekçi olup imkansızı isteyenler bir kere daha haklı çıktı.

Doruk maden işçisi gösterdi ki; patronların sırtını yasladıkları betondan duvarlar, çürüyormuş nemden. Kapitalizmin metalden iskeleti, paslanıyormuş tuzdan.

Umutsuzluğa gerek yok dedi madenciler; işçi sınıfının hak mücadelesini memleketin en anlamlı gündemi yaptılar, sendikalarının kuvvetini hafızalara kazıdılar.

Ve kanıtladılar ki tekrardan; işçi sınıfı hakkını arayabilir, grev yapabilir, eylem yapabilir, barikatları aşıp tozu dumana katabilir ve en önemlisi; tüm emekçi halkı seferber edebilir.

İşçi sınıfı bu kudrettedir, bütün halkın öncüsü olmaya adaydır. Kömürü çıkaran oysa, binayı inşaa eden oysa; kendi hakkını ve tüm emekçilerin hakkını alabilecek kuvvet de odur.

Kapitalizmle, onun en arsızlaşmış yöneticileriyle göz hizasından ve baş eğmeden hesaplaşabilecek, tüm emekçileri tek yumruk haline getirecek olan da odur. Binaları, madenleri, fabrikaları inşaa ettiği ve işlettiği gibi. En büyük arsızlıkla çökülmüş özlük haklarına, ücretine sahip çıktığı gibi.

Geceleyin yıldızlardan bir yıldız değil de, bütün yıldızlara hükmeden kuzey yıldızı o ise; gündüzü var eden de sosyalizmin güncel programının güneşidir.

Sendikasıyla bizzat maden işçileri bize yolu açtıysa; işçi sınıfının safında kararlılıkla mücadele edenlerin görevi beliriyor demektir.

Umut etmek artık gerçek bir ihtimal ise, işçi ve emekçiler bir alternatif olarak sahneye çıkabilecek ise, onun kapsayıcı ufkunu paylaşabiliriz. Hem bizler, hem henüz bizden olmayanlar ile.

Düşük ücretle çalışanlar ve bilfiil açlıkla sınanan emekliler, işsizler ve kamu hizmetine ulaşamayan geniş yığınlar; maden işçilerinin yapılabileceğini kanıtladığı üzere, hak ve demokrasi mücadelesinde seferber olacaklardır.

Tanınmış hakkını koruyabildiği gibi, ona tanınmamış ya da elinden alınmış haklarını mücadelesiyle kazanacak; siyasal alanı, işçi ve emekçi partileri, tarihe yön verecek bir alternatif olarak dolduracaktır.

Yığınların mücadelesine ve dinamizmine güvenimiz sonsuz ise, bu işe akıl yürütmüş olanların görevi de sonsuzdan en fazla bir eksiktir.

Türkiye kapitalizmi ve siyasal rejimi bir bölüşüm ve değişim krizinden muzdarip ise; işçi ve emekçi sınıfların birimleri birer birer mücadeleye baş koyuyor halde ise; çeliğe su verecek bir politik parti ve politik program ihtiyacı gözler önüne serilmiş demektir.

Radikalizme bağlı olanlar; işçi sınıfının siyasal partisini yaratmak, kitleleri harekete geçirmek ve işçi emekçilerin kararlı mücadelesini sosyalizmin teorisiyle pekiştirmek için; var güçleriyle mücadele ediyorlar. Partiyi inşaa ediyorlar, güncel programı öne sürüyorlar ve onu günbegün anlatıyorlar, bir günü bile gayrı tutmadan.

Duraksamaksızın ihtimalleri sınayanlar, siyasal eleştiriyi ve sistem eleştirisini olumlu bir hedefe bağlayabilenler; gerçek nesnel güçle, emekçilerle buluştuklarında, en anlamlı iradeyi ortaya koymuş olacaklar.

Bu sefer unutmamak üzere maden işçileri kanıtladı. Doğru politik program, büyük zaferler getirecek. Sınıf mücadelesinin kararlılığı, sosyalizmin güncel programıyla buluşunca; işte o zaman tarihsel yıldızımız göğe yükselecek.

 

İlgili Yazılar

Post

Madenciler İşaret Verdi

Post

Minör Gamlar Yetmez

Post

“Zaten Parti Var” Değil

Post

Somut Hedefler, Sürekli Mücadele

Post

Eğitim Parasız Olmalıdır

Post

Kolayına Kaçmadan

Post

İstanbul Üniversitesi'nde Rant Emelleri

Post

Asansörü De Değiştireceğiz, Bozuk Düzeninizi De

Post

Örgütlü Bir Toplum Düşleyelim

Post

Kanaatler Değil Perspektif Belirler

Post

Gençlik Örgütlenmeli, Kendi Siyasetini Öne Sürmeli

Post

Politik Sahnede Müziğin Akıbeti

Post

Sorun Var Çözüm Yok İtiraz Yasak

Post

Ekranların Küçük Dünyası

Post

Devrimcilik mi, Aktivizm mi?