Post

Sarayın Ampülü Çok, Öğrencinin Çatısı Yok

Bize ister Z de, ister A de ama yaşadığımızı gel bir de bizden dinle. 

Bu neslin yaşadıklarını küçümseyen görmezden gelen iktidar da, esnaf gezmeyi muhaliflik sanan liberal tayfa da öğrencilerin sorunlarına çözümler ve programlar sunmak yerine gençleri suçlamayı kendinde hak görüyor. Hep söylüyor bir de liberal çok bilmişler “bütün ümidimiz sizsiniz”! Ümidini soğuk makarna yiyip, ay sonunu getiremeyen gençlere bağlayan sözde muhaliflere bakın hele. 

Ne kurtarıcıymışız arkadaş daha tavuk döner yiyemiyoruz.

Sorunlar artıyor, gençlerin “Kitap alamıyorum, okula gidemiyorum” diye başlayan dertleri yerini “Barınamıyorum, yemek dahi alamıyorum” dertlerine bıraktı. 

Bir gencin eğitim hayatı boyunca yaşadığı sorunlar gün geçtikçe en temel haklarına dahi yansır oldu. Eğitimin niteliği konusunda yıllarca yürütülen eleştiriler yerini barınma ve hatta gıda ihtiyaçlarına bırakır bir hale geldi. Girmek için yedeklerde umutla beklediğimiz yurtlar cezaevi görüntülerinden farksız. Altı - sekiz kişilik odalar, sağlıksız ve hijyenik olmayan yemekhaneler, güvenliksiz ortamlar…

Adım başı üniversite açan iktidarın amacı gençler okusun değil tabiki. Genç işsizliği görmezden gelip eğitimi sermaye, öğrencileri de müşteri olarak görüyorlar. O üniversitede okuyan gençlerin nerede barınacağını tahmin edemiyorlar mı?

Çetelere, yandaşlara, patronlara gelince her yeşillik alan dahi düzlüğe çevrilip yerini taş moloz yığını gökdelenlere bırakabiliyor. Sıra bizim kalacağımız yurtlara gelince demeye kalmıyor ne yazık ki… 

Gel gelelim yurtlara dahi giremeyen sıra arkadaşlarımıza. Emlak ve konut fiyatları ‘öğrenci’ kelimesini duyduğu anda gözlerinde bilindik bir ışıltı ile canlanır. Bu ışıltıyı iktidar kanadından her ne kadar tanıdık bulsak da sonucunu az çok biliyoruz. Sırtında çantası, elinde valizi ile  üniversite okumak için yurt bulamadığı şehre ayak basan bir genç kardeş. Ve onu karşılayan komisyoncu acımasız emlakçı. Aldığımız bursun kat ve kat fazlasını kira ve konuta verirken bile ev sahipleri yada emlakçılar ‘bu gençler bunu nasıl ödeyecekler’ diye dert etmiyorlar. Hem okuyup hem de çalışarak yarım yamalak çözülebilen konut sorunu faturaları ve giderleri ile olayı daha da dramatize ediyor. Tabi paran varsa fahiş fiyatlı özel yurt veya apartta kalabiliyorsun ama ya yoksa... İşte o zaman rutubetli çökmüş evlere, okula olan uzaklığı kitap bitirecek kadar olan semtlere hoş geldin. Her defasında ev sahibi zam yapmaya çalışır bir çok şeyi bahane ederek. Her ne kadar kirayı da düzenli ödersek tatmin olmaz. Yoksa hala ‘Özel Mülkiyeti’ haklı mı buluyorsun :)

En başından beri barınmanın ücretsiz olması gerektiğini söylediğimizde karşımıza ‘barınma ücretsiz mi olur?’ diye karşı çıkanlar bugün barınamayan öğrencileri ‘sadece’ haklı bulanlarla aynı. Haklı bulmak yetmez, az da elini taşın altına sen koy. 

Öğrencilerin hali böyle iken Saray şatafatından da lüksünden de taviz vermeden yaşantısına devam ediyor. Peki anlı şanlı Saray erkanı nasıl gidecek? Öğrencilerin parasız eğitim, ücretsiz ulaşım ve barınma gibi hayalleri nasıl gerçekleşecek? O çok bilindik ‘öğrencilerin talepleri şunlar’ diye söylenerek gerçekleşeceğe benzemiyor. Bu denemeler her ne kadar bi özveri ve emekle ilerletilmeye çalışılsa da kazanımlarını elde edemedi. Buradaki iyi niyetli arkadaşların emekleri görmezden gelinemez ama gerçekliğini de koruyamaz. Gençliğin artık talepleri değil politik hedefleri olmaları. Bu hedefler ancak örgütsel bir program dahilinde ilerlenip gerçek bir gençlik siyasetinin yürütülmesiyle kazanımlarına ulaşır. 

Artık örgüt karşıtı tavırlarımızı eski solcu kahvehanelerinde bırakıp haklarımız için birleşmeli mücadele saflarında yerimizi almalıyız. Dün bugünden önemliydi ama yarın geç değil.

İlgili Yazılar

Post

Ekranların Küçük Dünyası

Post

Sağdan Sola Bilinç Aktarımı

Post

İş, Aş, Barış

Post

Bir Öğrencinin Borç Defteri

Post

Adım Başı Trampet

Post

İndirim Var

Post

Sarayın Ampülü Çok, Öğrencinin Çatısı Yok

Post

Devrimcilik mi, Aktivizm mi?

Post

Cevap C Şıkkı

Post

Al Gözüm Seyreyle

Post

Ödememek ve Ödeyememek

Post

Sorun Psikolojik Değil Ekonomik

Post

Batı’nın Göçmen İkiyüzlülüğü

Post

Umudumuz Örgütlü Mücadelemizde

Post

Almanya Seçimlerine Yeşil ve Soldan Bir Bakış

Post

COVID-19 Günlerinde Anti-Kapitalist Siyaset

Post

Salgın Durumu Üzerine